Demokritos
M.Ö. 5. Yüzyılda Teos’ta yaşamıştır. Demokritos’un düşüncesinde, mekanizm ve maddecilik egemen olan iki temel ilkedir. Bu ilkelere dayanarak Antik Çağ felsefesinin anamadde ve oluşsorularına daha sonra da ahlak felsefesine yönelir. Doğaya ilişkin görüşlerinin temelini oluşturan temel madde atomdur. Ona göre var olan, meydana gelmemiştir ve yok olmayacaktır. Ancak var olanın dışında var olmayan yani “boşluk” vardır. Var olanın en küçük parçaları daha küçük parçalara ayrılmayan “atom”lardır. Ona göre asıl bilgiyi bize duyularımız değil, aklımız sağlamaktadır.
Demoktiros’un atom tanımı şöyledir: sonsuz sayıda, bölünemeyecek kadar küçük, nitelik bakımından aynı, ses , koku, gibi nitelikleri olmayan cisimsel parçacıklardır. Atomlar yapısal olarak hiçbir değişime girmezler, tek değişimleri olan hareketle de oluşu sağlarlar. Bir dış nedene bağlı olmadan büyüklük ve ağırlıklarıyla bağıntılı olarak hareket ederler. Büyük, ağır olanlar genellikle altta yer alır. Bunların toplanmalarından dünyanın karaları oluşur. Hafif olanlardan hava ve ateş oluşur. Evren ve evrendeki olaylar, atomların toparlanıp ayrılmaları ile olanaklıdır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Empedokles
M.Ö.
5. Yüzyılda Sicilya adasında yaşamıştır. Ona göre, insanların meydana gelme,
yok olma dedikleri şey, varlıkların temelinde bulunan değişmez dört elemanın birbirine
karışması ya da ayrışmasıdır. Empedokles, kendinden önceki doğa filozoflarının
temel töz (arkhe) olarak belirlediği, su, ateş ve havaya, toprağı da ekleyerek,
hepsini bir arada kullanan ilk düşünür olmuştur. Buna göre element kavramını
ilk ortaya atanın Empedokles olduğu söylenebilir. Ona göre bu dört element
evren yapısının sadece gereçleridir. Bunları hareket ettirici güç sevgi ve
nefrettir.
Havanın ayrı bir töz olduğunu
deneysel olarak kanıtlamış, merkez kaç kuvvetini kısmî olarak izah etmiştir.
Nefes almanın mekaniği ile güneş tutulmasının mekaniği hakkındaki savları, ayın
yansıyan ışıkla parıldadığını, bitkilerde cinsiyetin olduğunu ve Dünya'nın küre
biçiminde olduğunu ileri sürmesi ile ışığın bir yerden bir yere gitmesi için
zaman geçmesi gerektiği konusundaki sözleri bilim adamı yönünü gösterir. Kanın,
insan hayatının ana taşıyıcısı ve düşünmenin merkezi olduğunu söyler.
Empedokles'e göre; temel öğeler kanda, en olgun biçimde bir araya gelmişlerdir.
İnsanın tüm yetenekleri ise bu karışımın olgunluğuna bağlıdır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Pythagoras
M.Ö. 6. Yüzyılda Sisam’da doğmuş, sonra güney İtalya’da Kroton kentinde gizli bir tarikat kurmuştur. Yaşamına ilişkin çok az bilgi vardır. Pythagoras’ın görüşünde belirgin bir biçimde rastlanan Orphik* anlayışla bu anlayışa bağlı olan ruhun dönüşümü görüşünü Pherekydes’ten* öğrendiği sanılır. O ve onu izleyenler, matematikle yakından ilgilenmişler, sayıları varlığın ana ilkesi yapmışlardır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Parmenides
M.Ö. 540 yılında doğmuştur. Yunan mantık ve diyalektiğin babasıdır. Ona göre bilginin amacı ve ödevi var olanı düşünmektir. Var olmayanı düşünmek yanılgıdır. Var olan birdir, kendi içine kapalıdır, doğmamıştır, değişmez, bölünmez, yoğunlaşmaz, seyrekleşmez. Çünkü var olan meydana gelmiş bir şey olsaydı, var olmayan bir şeyden doğmuş olması gerekirdi, böylece var olmayan gerçekten var olmuş olacaktır. Deneyin bir yana bırakılması, var olanın bilgisinin sadece akıldan çıkarılmak istenmesi, deney ile bir çelişmeye vardırmıştır. Çünkü deney doğada birliği değil, çokluğu, değişmemeyi değil, değişmenin olduğunu göstermektedir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Herakleitos
M.Ö. 540-480 arasında Efes’te yaşamıştır. Varlıklı ve soylu bir aileden geldiği için felsefeye çokca zaman bulabilmiştir. İyonyalı doğacı filozofların okuluna bağlıdır. O da diğer doğa filozofları gibi varlık sorununa yönelmiştir. Ona göre evrenin ana maddesi ateştir. Ancak diğer doğa filozofları ana maddeyi değişmeyen öz olarak ele aldıkları halde, Herakleitos ateşi sürekli değişmeyi anlatabilmek için ele alır. Örneğin bir tahtayı yakıp kemiren alevin yakından bakıldığında boyuna ilerleyen bir süreç olduğu görülür. Evren de bunun gibi sürekli bir yanma sürecidir. Bu değişme sürecinin bir başka biçimi de “Bir nehirde ancak bir kez yıkanılabilir.” Sözüyle de örneklenir. Ona göre ateş denilen kurucu öğeden kaynaklanan dönüşüm ve değişim aşağıdan yukarıya ve yukarıdan aşağıya olmak üzere iki zıt hareket içerir. Oluş bunlardan kaynaklanır. Evrenin her an değişen bir süreç olduğu konusundaki fikirleri Sofistleri, Platon’u, Aristotales’i yani tüm diyaliktikçi* düşünürleri etkilemiştir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::